Brexit’in 10. yılı yaklaşırken veriler Britanya ekonomisindeki maliyeti gösteriyor
Brexit referandumunun 10. yılı yaklaşırken, Britanya ekonomisinin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararının uzun vadeli maliyetini taşıdığına dair göstergeler güçleniyor. Guardian’ın derlediği verilere göre ani bir resesyon yaşanmadı, ancak büyüme, ticaret, yatırım ve verimlilikteki zayıflama ekonomiyi AB’de kalma senaryosuna kıyasla daha küçük bıraktı.
Bağımsız bütçe denetçisi Office for Budget Responsibility, Brexit’in 15 yıllık dönemde milli gelirde yaklaşık yüzde 4’lük kayba yol açacağını öngörüyor. Stanford Üniversitesi’nden ekonomist Nick Bloom ve diğer araştırmacıların çalışmasına göre ise Britanya’da kişi başına GSYH, AB’de kalınmış olsaydı ulaşılabilecek seviyenin yüzde 6 ila 8 altında olabilir.
Ticaret tarafında en belirgin kırılma mal ihracatında görülüyor. AB hâlâ Britanya’nın en büyük ticaret ortağı olsa da, 2020 sonunda geçiş döneminin bitmesiyle gelen gümrük işlemleri, evrak yükü ve sınır gecikmeleri ihracatçıların maliyetini artırdı. Guardian’ın aktardığı değerlendirmeye göre hizmet ihracatı daha dirençli kalırken, mal ticareti daha fazla sürtünme yaşadı.
Belirsizlik yatırım kararlarını da baskıladı. Uzmanlar, referandum sonrasında Brexit’in nasıl uygulanacağına dair yıllarca süren siyasi tartışmanın şirketleri yatırım planlarını ertelemeye ittiğini, bunun da verimlilik ve ücret artışı üzerinde kalıcı izler bıraktığını belirtiyor.
Kamuoyu da bu tabloyla birlikte değişmiş görünüyor. YouGov’un son anketi, Britanyalıların yüzde 70’inin AB’ye yeniden katılmadan daha yakın bir ilişki kurulmasını desteklediğini, yüzde 56’sının ise doğrudan yeniden üyeliğe olumlu baktığını gösteriyor.
Kaynaklar
- Ana kaynak: The Guardian Business